18 Eylül 2016 Pazar

Saatleri Ayarlama Enstitüsü - Ahmet Hamdi Tanpınar

Hayri İrdal yoksul bir aileye sahiptir. Küçük yaşta bir saatçinin yanında çırak olarak çalışır. Ustası Nuri Efendiye hayranlık duymaya başlar. Bu yüzden de hayatında saatlerle içli dışlı olacaktır. Askerden sonra çeşitli işlere girer, eşitli insanlarla tanışır. Bu insanlardan birisi de Halit Ayarcı'dır. Kitabın başlarında Hayri İrdal hayatını Halit Ayarcı'dan öncesi ve sonrası şeklinde ayırdığını söyler. Hayatını değiştiren bu adamla Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nü kurarlar. Hayri İrdal maddi rahatlık ve yeni işiyle mutlu olduğunu düşünse de çeşitli gel gitler yaşar. Kitapta çocukluğu II. Abdülhamit döneminde, Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinde yaşayan Hayri İrdal'ın anılarıyla saat-zaman-insan ilişkileri anlatılıyor.

"Saatin kendisi mekan, yürüyüşü zaman, ayarı insandır. Bu da gösterir ki, zaman ve mekan insanla mevcuttur."

Kitabı okuduktan sonra kitap hakkında yazılan tahlillerin okunması gerekiyor zira kitap çok derinlik içeriyor. Ben kitap hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadan direk okuduğum için başlarda gülmekten ileri gidemedim. Kitap hakkında araştırma yapıp tahlilleri okuyunca kitabın farklı bir yüzüyle karşılaştım. Eleştiriler, semboller, metaforlar...

Uzun olmasından dolayı kitap bazı bölümlerinde sıkıcılaşsa da okuyana çok cömert davranarak size çok şey katıyor. Sıkıcı diyerek yanlış yönlendirmeyeyim, okuduğunuzda pişman olmayacaksınız.


"Eğer yaşamak kelimesinin manası her şeyden mahrum olmak ve ıstırap çekmekse, her an küçülmek ve bunu nefsinde bir lahza duymaksa, bir türlü aşamayacağı bir çemberin içinde durmadan çırpınmaksa, şüphesiz ben de, benimkiler de en derin şekilde yaşıyorduk."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder