11 Kasım 2017 Cumartesi

Beyoğlu Rapsodisi - Ahmet Ümit

Polisiye, suç romanları yazan Ahmet Ümit'in kitaplarını hep merak ederdim. Kitapların kalın ve boyutunun büyük olmasıyla elim gitmezdi kitapları alıp okumaya. 2 hafta öncesinde aldım bu kitabını.

Önce kitabın içeriğinden bahsedelim. Arka kapağında yazdığı gibi: "Üç arkadaşın hikayesi. Biraz da Beyoğlu'nun. Üç farklı kişiliğin, üç farklı yaşam tarzının birleştiği nokta bu dostluk." Üç kişiden olan Selim anlatıcımız. Arkadaşları arasında en mantıklı düşüneni. Mimar oluşuyla da Beyoğlu'nu ondan öğreniyoruz. Nihat oradan oraya savrulan ve talihsiz bir tip. Bir de Kenan var. Bu arkadaşlığı maceradan maceraya sokan ve rahat durmayan arkadaşmış. Ölümsüz olma isteğiyle açmaya çabaladığı fotoğraf sergisi yüzünden herkesi bir belaya sokuyor. Kitabın ana olayı da bu. Kenan'ın açmak istediği sergi üçlüyü bir takım cinayetleri çözmeye itiyor.

"Aslına bakarsanız bu didişmede, bu kan ter içinde süren amansız koşuda Kenan benden daha şanslı. Çünkü o kendi yolunun doğru olduğuna inanıyor. İnanmak insanı mutlu eder. Ben ise kendi yolumun doğru değil, zorunlu olduğunu biliyorum.Zorunluluk insana sıkıntı verir. İşte o zaman da ortaya benim gibi tepeden tırnağa mantık, tepeden tırnağa irade, sıkıcı bir adam çıkar."

Beyoğlu Rapsodisi'ni pek beğendiğim söylenemez. Ahmet Ümit'in en kötü kitabı olduğunu söylemişler diğer okurlar. Kitabın genel halinin güzel fakat Ahmet Ümit'e yakışmadığını söyleyenler olmuş. Katılıyorum bunlara. Çünkü Selim, Kenan ve Nihat arasındaki dostluğu severek okudum. Güzel Rus kızı Katya'nın hikayesi de ilgimi çekti. Ama ortadaki cinayetle hiçbir alakası yok bunların. Misal Selim'in bir depo meselesi vardı. Bu depodan bir şey çıkmalı diye beklerken depo havada kaldı, olay başka yere gitti. Kısacası kitap gereksiz olaylarla dolu.

"Evime döndüğüm için ben de mutluydum. Onlara özlemle, sevgiyle sarıldım, öyle olması gerektiği için değil, öyle olduğu için."

Ahmet Ümit'in en iyi kitaplarından denilen bir kitabını daha okuyabilirim. Fakat çok sonraya erteliyorum. Beklentilerimi karşılamadı Ahmet Ümit. Belki sizin karşılayabilir. Çünkü beğenmeyenler kadar beğenen bir taraf da var. Sizde beğenenlerin tarafında bulunabilirsiniz eğer kitaba şans verirseniz. İyi günler.

"Gerçekten de güzel günlerdi." diyerek usulca başını salladı. "Ama hiçbir güzellik sonsuza kadar sürmüyor.""Aksi de doğru." dedim. "Kötülük de çirkinlik de, mutsuzluk da sonsuza kadar sürmez. " İnanmamış gibi bakınca "Öyle değil mi?" diye üsteledim. "Öyle, sürmez ama giderken de bedenimizden, ruhumuzdan bir şeyler götürür."

6 yorum:

  1. Ahmet Ümit günlük yaşamda, ismini gerçekten çok fazla duyduğumuz bir polisiye yazarı. Sahip olduğu ünü hak eden bir yazar mı? Bu konuda bir fikrim yok.

    Ben suçla ilgili, Agatha Christie'nin kitaplarını ve Sherlock Holmes serilerini okumuştum. Bir ara bu yazarın eserlerine de bakabilirim.

    Kitap yorumu için teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rice ederim. Yorumunuz için ben teşekkür ediyorum. İstanbul Hatırası’na en güzel kitaplarından biri diyorlar ona bakabilirsiniz. Bende bir sonraki kitabı olarak onu okumayı düşünüyorum. :)

      Sil
  2. okudum idare ederdi işte. bi de sis ve gölge okudum o da idare eder :) çok seviliyo ama ben de alışamadım bu yazara valla. ama kendisini görüyom beyoğlunda dolaşırken :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki bize hitap etmiyordur deep. Hımm beyoğlunu seviyor galiba. :)

      Sil
  3. Patasana'sı çok güzeldi :)) Ardından Sultanı Öldürmek kitabını okumuştum, eh işteydi :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hımm Patasana diğer kitaplarından farklı gözüküyor ilgimi çekti doğrusu :) Yorumun için teşekkürler.

      Sil