17 Şubat 2018 Cumartesi

Sadelikte Güzelliği Yakalamak #1


Merhaba. Blogda değişik, daha önceki tarzlarda olmayan bir yazı dizisi başlatıyorum. Ne kadar süreceğini bilmediğim, henüz başlığını bile kararlaştırmadığım bu yazı dizisinde minimalizmi önce tanıtacağım, sonrasında hayatımı sadeleştirmek adına yaptıklarımı ve yapmam gerekenleri buradan sizinle aşama aşama paylaşacağım. Benimle beraber hayatını minimalize etmek isteyenler varsa alalım sizi buraya.

"İnsanlık kimliğimiz artık ne yaptığımızla değil, neye sahip olduğumuzla ölçülüyor. Ama şunu keşfettik ki bu eşyalar, bu tüketim malları hayatın anlamına ulaşmamıza yardımcı olmayacak."
Minimalizmin ne olduğundan bahsedelim. Minimalizmi Türkçeye sadecilik olarak çevirebiliriz. İlk olarak modern bir sanat akımı olarak görüyoruz. 1960’larda mimari, resim ve müzikte sadelik ve nesnelliğin ön plana çıkarılması amacı taşıyarak ortaya çıkmış. Sanatçılar eserlerinde mükemmel sadeliğe ulaşmak istiyorlar. Müzikle yaygınlaşıyor ve edebiyattan, mimariye, fotoğrafçılığa kadar sadeciliğin etkisini görüyoruz. Zamanla da minimalist felsefe ve yaşam tarzı insanlar arasında yayılıyor. Sadeci yaşam tarzını benimsemiş ve bunun hakkında çalışmalarda bulunmuş Joshua Fields Millburn ve Ryan Nicodemus adında iki ünlü minimalist var. İnternet sitelerinden ve “Minimalizm Önemli Şeylere Dair Bir Belgesel” adlı belgeselden sadeciliğin felsefesini ve kafa kısmındaki etkisini okuyup izleyebilirsiniz. Belgeseli izlemenizi tavsiye ediyorum. Buradaki alıntılarda o belgesele aittir.
"Çok az şeye sahip olmak sana bunu vermeyecek, çok şeye sahip olmak da vermeyecek değil mi? Yeterli şeye sahip olmak, işte aradığımız şey bu."
“Az çoktur.”, “Az çoktan fazladır.” deyişleriyle hayatımızdaki fazlalıklardan ve gösterişten tamamen kurtulmayı amaçlayan bir akım, genel olarak. En az şeyle en çok şeyi ifade etme. Kafka’nın sözündeki gibi: “Dışarıya kapanmak esasen içeri açılmaktır. Huzur mu istiyorsun ? Az eşya, az insan.” Çünkü sadeliğini kaybeden her şey stres yaratır.

Yukarıda bahsettiğim belgeselde ve ünlü minimalistlerden olan Joshua Fields Millburn bu felsefeyi benimsemeden önce aynı ayın içinde annesini kaybetmiş ve evliliği sona ermiş. O dönemde başarının ne olduğuna, başarının daha çok para kazanmak olduğuna odaklandığını, çevresindeki insanlarla ilgilenmediğini ve buna annesinin de dahil olduğunu söylüyordu. Hayatımızda öncelik verdiğimiz maddesel şeylere öyle bir önem gösteriyoruz ki bize gerçek saf huzuru ve mutluluğu verecek şeyleri ya da daha çok değer hak edecek şeyleri görmüyoruz. Onlarla ilgilenmiyoruz. Belki ilgilenmediğimizden değil önemsiz şeylere öyle zaman harcıyoruz ki ilgilenemiyoruz. Zamanımız, gücümüz, enerjimiz tükeniyor artık.

İşte ben fark ettim ki şu zamanda binlerce çeşit ürün ve amaçsızca işgal eden eşyalar yüzünden hayatımı bir karmaşanın, telaşın içinde tüketiyorum. Dolabımdan fikirlerime kadar hayatımdaki her alanda sıkışıklık ve yoğunluk var. Bu düzensiz yoğunluk yüzünden de asıl istediğim şeylerle ilgilenemiyorum. İşte sadecilik bunları reddederek gereksiz olan her şeyi hayatımdan çıkarmamı, sadece ihtiyacım olanı almamı öğütlüyor. 
"Bu şeylere ihtiyacımız olduğunu sanıyoruz çünkü bize ihtiyacımız olduğu söyleniyor."
Bu yolculuğumda bana eşlik eden bir arkadaşım da olacak. Begüm Başoğlu ve Ege Erim’in “Sade” adlı kitabı. Bu kitabı kendime rehber edinerek sadeciliği hayatıma uygulayacağım ve yaptıklarımı sizinle paylaşacağım. Başlayalım mı?
"İnsanları sevin ve eşyaları kullanın. Çünkü tam tersi asla işe yaramaz."

10 yorum:

  1. Başlayalımm hem de hemen, şimdiden çok sevdim ben bu seriyi..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tamam, devamını kısa zamanda yazayım. :)

      Sil
  2. Cemil Meriç'in güzel bir sözü vardır;
    “İnsanlar sevilmek için yaratıldılar, eşyalar ise kullanılmak için. Dünyadaki kaosun nedeni; eşyaların sevilmeleri ve insanların kullanılmalarıdır.”
    Ne güzel özetlemiş, çürüyüşümüzün nedenini...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu güzel yorumunuz için teşekkür ediyorum. :)

      Sil
  3. Başlayalım o zaman heyecanla bekliyorum... :)

    YanıtlaSil
  4. çok sevdiim bu yazını. sadelik ve minimalistlik çok güzel bişi tabiiii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ettim. Sen de sadesin dimiiii

      Sil
    2. olmaya çalışıyom işteee :) okul iyi di mii.

      Sil
    3. Notlarım hariç, iyi Allah'a şükür.

      Sil