29 Temmuz 2018 Pazar

Temmuz Kutusu - Light in Babylon

Şarkılarıyla içimi titreten bir grupla tanıştırmak isterim: Light in Babylon. Grupla direk tanıştım. Youtubeda video izlerken sağ tarafta çıkmışlardı. Aaa çöllü bir şeyler var bir bakayım demiştim. Sonra bakış o bakış.

Sokakta çalan bir etnik grup. Bildiğim kadarıyla bir ara sadece İstiklal'de çalıyorlarmış ve bunun nedenini şöyle açıklıyorlar. Gün içinde insanlar bir oradan bir buraya koşuyorlarmış. Bir sistemin içine sıkışıp kalmış olan ve stres içindeki bu insanlar İstiklal'den geçerken bir an için durup bu gruba bakıyorlar ve içlerine bir ışık doğuyor, bir nefes alma noktası gibi... Sitemin içindeki bir ışık. Açıkçası ben de aynı bu şekilde İstiklal'de onlarla tanışmak isterdim ama artık sokakta çalmadıklarını duydum. Birçok yurt dışı konserleri var. Yakın zamanda da Muğla'ya gideceklerdi.

Grubun kemiği üç kişi. Santur çalan ki bence şarkıların yıldızı o, Mete Çiftçi. Gitarist Julien, Fransız asıllı. Ve sesini bir enstrüman gibi kullanan Michal. Michal Fars asıllı fakat işgalci İsrail'de büyümüş. Bu nedenle şarkılar İbranice. Şarkıların çoğunu Michal yazıyor. Röportajlarına göre her şeyi duyguyla yapıyor. İçindeki duyguyu parçalarına aktarıyor ve oradan da dinleyicilere. Dinlerken bu duyguları yoğun bir şekilde hissediyorsunuz zaten. Kulağınızda kalbinize bir sıcaklık akıyor.

Şarkılarına geçersek ilk Ya Sahra ile tanışmıştım. Michal'in gümbür gümbür sesi ve çölün o mistik havası etkilemişti. Çöl, kum ve sırlar...

En sevdiğim parçaları İstanbul.
Sonbahar çiçeklerine sis çökmüş
Bunlar batının manzaraları
Ki ben oraya ait değilim
Eğer beni seviyorsan
Özgür bırak beni
İzin ver gideyim
Uzakta güneşli bir yerde
Seni bekleyeceğim
Bana geri gelmeni
Sonbahardan
Bunların dışında santurun sesine hasta olduğum parça Baderech el Hayam. Michal ablayı izlemek isteyenler için: İstiklal'deki Hinech Yafa. The Women of TahranKipur ve Bursa'nın Ufak Tefek Taşları. Fıkır fıkır Gypsy Love.

Soğuk batıdan sıcak doğuya doğru bir kaçış sağlıyorlar ve içim ısınıyor doğrusu. Ve son olarak söyleyeceğim şey şu: santurun sesinin bu dünyadan değil de başka diyarlardan geldiği konusunda ısrarcıyım.

4 yorum:

  1. Ortadoğu'nun acı dolu sesi.
    Gerçekten diyguyu hissetmemek imkansız

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle. Yorumunuz için teşekkür ediyorum.

      Sil
  2. tımıms dinleyim. istiklalde mi o zaman görmüşümdür onlarıııı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gördüysen çok kıskanırım. :)

      Sil